"agrestic" بـTurkish
التعريف
Köye veya kırsal bölgelere ait, genellikle sade ya da doğal bir niteliği ifade eder.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çok nadir ve resmidir; genelde edebi ya da akademik metinlerde kullanılır. Günlük dilde 'kırsal' veya 'köy' gibi kelimeler tercih edilir.
أمثلة
The agrestic landscape is full of fields and farmhouses.
**Kırsal** manzara tarlalar ve çiftlik evleriyle dolu.
His manners are a bit agrestic, but he means well.
Onun davranışları biraz **kırsal**, ama niyeti iyi.
They built a house in an agrestic area.
Kırsal bir bölgede ev inşa ettiler.
Although the restaurant looks agrestic, the food is excellent.
Restoran **kırsal** görünse de yemek mükemmel.
There's a certain agrestic charm in living far from the city noise.
Şehir gürültüsünden uzakta yaşamanın kendine has bir **kırsal** cazibesi var.
The festival has an agrestic atmosphere, with traditional music and homemade food.
Festivalde geleneksel müzik ve ev yapımı yiyeceklerle **kırsal** bir atmosfer var.