"actuality" بـTurkish
التعريف
Bir şeyin gerçekten var olması veya doğruluğu; hayal ya da düşünce değil, gerçek olan durum.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
'Actuality' daha çok akademik veya felsefi metinlerde kullanılır; günlük konuşmada nadiren geçer. 'Actual' (gerçek, mevcut) ile karıştırmayın.
أمثلة
We must face the actuality of the situation.
Durumun **gerçekliği** ile yüzleşmeliyiz.
In actuality, the job was much harder than I expected.
**Gerçekten**, iş beklediğimden çok daha zordu.
The film had little to do with actuality.
Film, **gerçeklikle** pek alakalı değildi.
People often mistake rumors for actuality.
İnsanlar sık sık dedikoduları **gerçeklik** ile karıştırır.
What you see online doesn’t always match actuality.
Çevrimiçinde gördükleriniz her zaman **gerçeklik** ile uymaz.
In actuality, nobody has all the answers.
**Gerçekte**, kimsenin tüm cevaplar yok.