اكتب أي كلمة!

"acquisitive" بـTurkish

istilacı (maddi şeyler için)edinmeye düşkün

التعريف

Sürekli daha fazla şey veya mal isteme eğiliminde olan kişileri tanımlar; genellikle olumsuz bir anlam taşır.

ملاحظات الاستخدام (Turkish)

Genellikle olumsuz bir anlamda, aşırı mal edinme arzusunu veya 'acımasız ticari satın almaları' belirtmek için kullanılır.

أمثلة

She has an acquisitive nature and loves to collect new things.

Onun **istilacı** bir doğası var ve yeni şeyler toplamayı seviyor.

Many acquisitive companies buy smaller firms to grow quickly.

Birçok **istilacı** şirket hızlı büyümek için daha küçük firmaları satın alır.

Being too acquisitive can make it hard to enjoy what you already have.

Çok **edinmeye düşkün** olmak, zaten sahip olduklarından zevk almayı zorlaştırır.

His acquisitive streak always shows when he talks about his collection.

Koleksiyonundan bahsederken **istilacı** tarafı her zaman ortaya çıkar.

The company became notoriously acquisitive after several big takeovers.

Şirket, birkaç büyük satın almadan sonra açıkça **istilacı** oldu.

People often describe him as acquisitive, but he claims he’s just ambitious.

İnsanlar onu genellikle **istilacı** olarak tanımlar, ama o sadece hırslı olduğunu iddia ediyor.