"accost" بـTurkish
التعريف
Genellikle istenmeyen, ani veya agresif bir şekilde birine yaklaşarak konuşmak anlamına gelir. Kişiyi rahatsız edebilir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Resmi ya da edebi bir sözcüktür; günlük konuşmada nadir kullanılır. Olumsuz ve istenmeyen yaklaşımlar içindir; samimi sohbetlerde kullanılmaz.
أمثلة
A stranger accosted her outside the store.
Bir yabancı mağazanın dışında ona **yaklaştı ve rahatsız edici şekilde konuştu**.
He felt nervous when someone accosted him in the park at night.
Gece parkta birisi ona **yaklaşıp rahatsız edici şekilde konuşunca** tedirgin oldu.
If someone accosts you on the street, stay calm and move away.
Birisi sokakta sizi **rahatsız edici biçimde yaklaşıp konuşursa**, sakin kalın ve uzaklaşın.
She was startled when a group of tourists accosted her, asking for directions.
Bir grup turist ona yön sormak için **yaklaşıp rahatsız edici şekilde konuşunca** şaşırdı.
Reporters accosted the celebrity as soon as he left the building.
Ünlü bina çıkışında hemen muhabirlerin **rahatısız edici şekilde yaklaşımına** uğradı.
People sometimes avoid eye contact so they won't be accosted by strangers.
Bazı insanlar, yabancılar tarafından **rahatsız edici şekilde konuşulmasın** diye göz teması kurmaktan kaçınır.