"accelerated" بـTurkish
التعريف
Normalden daha hızlı gerçekleşen veya daha hızlı hale getirilen durum.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Çoğunlukla resmi veya teknik alanlarda kullanılır; 'growth', 'process', 'pace', 'program' gibi ifadelerle sık geçer.
أمثلة
The car's speed accelerated on the highway.
Arabanın hızı otoyolda **hızlandırılmış** oldu.
He took an accelerated math class to finish school early.
Okulu erken bitirmek için **hızlandırılmış** matematik dersi aldı.
Medical research has accelerated in recent years.
Son yıllarda tıbbi araştırmalar **hızlandırılmış** durumda.
We're seeing accelerated growth in online shopping.
Çevrim içi alışverişte **hızlandırılmış** büyüme görüyoruz.
The team launched an accelerated training program for new hires.
Ekip, yeni çalışanlar için **hızlandırılmış** bir eğitim programı başlattı.
After the meeting, the project moved at an accelerated pace.
Toplantıdan sonra proje **hızlandırılmış** bir tempoda ilerledi.