"a streak of bad luck" بـTurkish
التعريف
Birbiri ardına olumsuz ya da şanssız olayların yaşandığı dönemdir.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik dilde yaygın; 'uzun şanssızlık dönemi', 'kısa şanssızlık dönemi' gibi değiştirilebilir. Aynı yapı iyi şeyler için de kullanılabilir: 'şans dönemi'.
أمثلة
I've had a streak of bad luck this week.
Bu hafta **şanssızlık dönemim** var.
She broke her phone, lost her keys, and missed the bus—definitely a streak of bad luck.
Telefonunu kırdı, anahtarlarını kaybetti, otobüsü kaçırdı—kesinlikle **şanssızlık dönemi**.
Don't worry, your streak of bad luck will end soon.
Endişelenme, **şanssızlık dönemin** yakında bitecek.
After losing three games in a row, the team wanted to break their streak of bad luck.
Üç maçı üst üste kaybettikten sonra takım, **şanssızlık dönemini** sona erdirmek istedi.
He joked that if it rains on his birthday again, he'll officially have a streak of bad luck.
Yine doğum gününde yağmur yağarsa, resmen **şanssızlık dönemi** yaşayacağım diye şaka yaptı.
Some days it just feels like you're stuck in a streak of bad luck, you know?
Bazı günler sanki **şanssızlık dönemine** saplanıp kalmışsın gibi hissediyorsun, değil mi?