"a small fortune" بـTurkish
التعريف
Beklenenden veya makul olandan daha fazla, yüksek bir para miktarını ifade eder. Genellikle pahalı bir şey için kullanılır.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik konuşmada, sık sık şaşkınlık veya şikayet anlamında kullanılır; genellikle 'harcamak', 'ödemek', 'mâl olmak' gibi fiillerle beraber geçer. 'küçük' ironiktir, gerçek anlamda çok para demektir.
أمثلة
That watch cost a small fortune.
O saat **küçük bir servete** mal oldu.
We spent a small fortune on our vacation.
Tatilimiz için **küçük bir servet** harcadık.
Buying a new car will cost a small fortune.
Yeni bir araba almak **küçük bir servete** mal olacak.
I love those shoes, but they must have cost a small fortune!
O ayakkabılara bayılıyorum ama kesinlikle **küçük bir servete** mal olmuştur!
He spent a small fortune fixing up his old house.
Eski evini yenilemek için **küçük bir servet** harcadı.
With college tuition these days, you need a small fortune just to get started.
Bugünlerde üniversite harçlarıyla, başlamak için bile **küçük bir servete** ihtiyacınız var.