"a foothold" بـTurkish
التعريف
Yeni bir işte, pazarda ya da ortamda ilerleyebilmek için oluşturulan sağlam pozisyon veya destek.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
En çok 'gain/get/establish a foothold' kalıpları ile iş hayatı veya pazar için kullanılır. Günlük konuşmada nadiren görülür.
أمثلة
He worked hard to get a foothold in the industry.
Sektörde **dayanak noktası** elde etmek için çok çalıştı.
This small shop gave her a foothold in the city market.
Bu küçük dükkan ona şehir pazarında **dayanak noktası** sağladı.
The company finally gained a foothold in Europe.
Şirket sonunda Avrupa'da **tutunma noktası** kazandı.
After months of networking, she managed to establish a foothold in the tech scene.
Aylarca bağlantı kurduktan sonra teknoloji sektöründe **dayanak noktası** kurmayı başardı.
It's hard for new brands to get a foothold in such a competitive market.
Bu kadar rekabetçi bir pazarda yeni markaların **dayanak noktası** bulması zordur.
Without a foothold, it's impossible to climb any higher on this wall.
**Dayanak noktası** olmadan, bu duvarda daha yükseğe tırmanmak imkansız.