"a fast one" بـTurkish
التعريف
Birini kandırmak için yapılan, genellikle ciddi olmayan hile veya küçük bir oyun.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Genellikle 'pull a fast one' veya 'play a fast one' gibi kalıplarda geçer. Ciddi bir dolandırıcılıktan ziyade küçük hile anlamı taşır.
أمثلة
He tried to pull a fast one on his boss, but got caught.
Patronuna **hile** yapmaya çalıştı ama yakalandı.
Don't try to play a fast one on me!
Bana **hile** yapmaya çalışma!
She thought she could pull a fast one during the test.
Sınavda **numara** çevirebileceğini sandı.
Wow, you really tried to pull a fast one there!
Vay be, gerçekten **hile** yapmaya çalıştın!
They weren't fooled when he tried to pull a fast one with the receipts.
Fişlerle **numara** yapmaya çalıştığında kandırılmadılar.
If you think you can pull a fast one on him, think again—he's too smart.
Ona **hile** yapabileceğini sanıyorsan, tekrar düşün—o çok akıllı.