"a dead giveaway" بـTurkish
التعريف
Gizli bir şeyi veya gerçeği apaçık ortaya koyan belirti ya da kanıt.
ملاحظات الاستخدام (Turkish)
Gündelik konuşmalarda kullanılır; gizli bir şeyin hemen ortaya çıkmasına neden olan belirgindir. Resmi yazılarda kullanılmaz.
أمثلة
The lipstick on his shirt was a dead giveaway.
Gömleğindeki ruj izi **açık kanıttı**.
Leaving the window open was a dead giveaway that someone had been inside.
Pencerenin açık bırakılması, birinin içeri girdiğinin **açık kanıtıydı**.
His nervous laughter was a dead giveaway.
Onun gergin gülüşü **apaçık işaretti**.
Those muddy shoes are a dead giveaway—you definitely went hiking!
O çamurlu ayakkabılar **apaçık işaret**—kesinlikle yürüyüşe gittin!
Your face was a dead giveaway when you saw your surprise gift.
Sürpriz hediyeni gördüğündeki yüz ifaden **açık kanıttı**.
The open snack wrappers were a dead giveaway that someone raided the kitchen last night.
Açık atıştırmalık ambalajları, birinin dün gece mutfağa girdiğinin **apaçık işaretiydi**.